7 Aralık 2016 Çarşamba

KÜRDİSTAN ÖZERK CUMHURİYETİ!

Medya, Başbakan Binali Yıldırım’ın Rusya ziyaretini haberleştiriyor.
Başbakan, Rusya Federasyonu’nda Tataristan Özerk Cumhuriyeti’ni ziyaret etmiş.
Tataristan’ın başkenti Kazan’da uçaktan kalpağıyla inerek sürpriz yapmış.
Türk-Tatar İş Forumu’nda konuşmuş.
“Dışarıda hava çok soğuk ama içeride yürekler sıcak” demiş, karşılıklı yatırımların önemini vurgulamış...
Rusya Federasyonu 21 özerk cumhuriyet, 88 federal birimden oluşuyor.
Özerk cumhuriyetlerden biri de Tataristan Özerk Cumhuriyeti.
Yanı sıra halkları Türkçe konuşan Başkurdistan, Tuva, Yakutistan, Hakasya, Karaçay, Kabardey, Altay gibi özerk cumhuriyetler de var.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri Rusya ziyaretlerinde bu özerk cumhuriyetlere de uğruyorlar mı acaba?
***


Haber metinlerinde “Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti” diye ifadelere rastlayınca...
Mesela, Rusya veya başka bir devletin Başbakanı Türkiye’yi ziyaret ediyor olsa.
Kürdistan Özerk Cumhuriyeti’ni de ziyaret edebilir mi?
Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti var ise,
Türkiye Cumhuriyeti içinde Kürdistan Özerk Cumhuriyeti olabilir mi?
Irak’ta da var ya!
Mesela işte.
***

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 İzmit basın toplantısını hatırlamamak elde değil.
Gazi, o basın toplantısında demiş ki:
“Başlı başına bir Kürtlük düşünmekten çok Anayasamız gereğince zaten bir çeşit özerklik oluşacaktır. O halde hangi bölgenin halkı Kürt ise onlar kendi kendilerini özerk olarak yöneteceklerdir. Bundan başka Türkiye’nin halkı söz konusu olurken onları da beraber ifade etmek gerekir. İfade olunmadıkları zaman bundan kendileri için sorun çıkarırlar. Şimdi TBMM, hem Türklerin hem de Kürtlerin yetkili temsilcilerinden oluşmuştur. Ve bu iki öğe, bütün çıkarını ve bütün yazgılarını birleştirmiştir. Yani, onlar bilirler ki bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmek doğru olmaz.”
Mustafa Kemal böyle konuşmuş olsun olmasın?
Milyonlarca nüfusa sahip bir halkın kendi kaderine hükmetme hakkı nereye kadar inkâr edilebilir?
Çok yakın tarihte ana dillerini konuşmaları bile yasaklanmıştı.
Tarihte görülmemiş bu insanlık ayıbı yasalardan silineli çok olmadı.
Kürtçe hâlâ tam anlamıyla özgür değil.
***

Uzak coğrafyalarda nüfusu 10 bini ancak geçen halklar bile kendi kaderlerine hükmedebilirken, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde vurmak, ölü ele geçirmek, şehirleri harabeye çevirmek, dağı taşı bombalamak çözüm müdür?
Konuşarak çözüm aramak yerine genç ölülerin cesetleri üzerinden ümmetçilik ve milliyetçilik ticareti yapmak insanlıkla bağdaşır mı?
“Rusya Federasyonu içinde Tataristan Özerk Cumhuriyeti” olabiliyorsa?
Irak içinde Kürdistan var ise,
“Türkiye Cumhuriyeti içinde Kürdistan Özerk Cumhuriyeti” olamaz mı?
Olamıyorsa, olması istenmiyorsa...
Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir?
Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi?
Yetmedi mi 40 bin tabut?

19 Kasım 2016 Cumartesi

DAHA ÇOCUK MU? TECAVÜZE Mİ UĞRAMIŞ? EVLENSİN KURTULSUN!


DAHA ÇOCUK MU?
TECAVÜZE Mİ UĞRAMIŞ?

EVLENSİN KURTULSUN!
Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Öyleyse içki satmayın!
Sigara satmayın!
Daha çocuktur,
Bu yaşta içkiye sigaraya düşerse, kötü yola da düşer...
***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Öyleyse, ehliyet vermeyin!
Üzerine araba maraba almayın!
Daha çocuktur, kandırırlar mandırırlar, alırlar elinden arabayı...
Allah mahfaza, birine çarpar marpar öldürür, büyük günahtır.
İslam’ın hükmü odur ki, bir kişiyi öldüren bütün insanları öldürmüş olur!...
Zinhar ehliyet vermeyin, mahpuslarda çürür.
***

***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Öyleyse üzerine ev, arsa, tarla marla da almayın!
Daha çocuktur, kandırırlar mandırırlar, alırlar elinden evi tarlayı arsayı marsayı...
***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Kaç yaşında?
- Efendim daha 13’ünde.
Ne olmuş?
- Efendim, şey olmuş.
Cebir şiddet hile var mı?
- Yok efendim.
Kendi rızasıyla mı şey olmuş?
- Evet efendim, kendi rızasıyla şey olmuş.
Öyleyse, yani rıza ile şey olmuşsa, evlendirin gitsin.
Günahtır şey edeni mahpusta tutmak, mağdur etmek.
Cezaevinden tahliye edin, dünya evine yolcu olsun.
Çoluk var çocuk var, mağdur olmasınlar.
Allah yardım edenleri sever, cennetine koyar!                           
Zaten Cenâb-ı Allah buyuruyor ki, “Âdetten kesilmiş kadınlarınız ile henüz âdet görmemiş kadınlarınızın bekleme süresi üç aydır. İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir.” (Talâk,4)
“
***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Kendi rızasıyla mı şey olmuş?
- Evet efendim, kendi rızasıyla şey olmuş
Kaç kişi şey etmiş?
- Valla kaç kişi şey etmiş bilmiyoz da üstünden geçmeyen kalmamış galiba.
Biriyle evlenmeye razı mı?
- Evet, biriyle evlenmeye razı.
Öyleyse, biriyle evlendirin gitsin, öbür şeycileri de salın gitsin.
Günahtır şey edenleri, şey edileni mağdur etmek.
Allah işleri kolaylaştıranları sever!
“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.” (Talâk,4)
***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Kendi rızasıyla mı şey olmuş?
- Evet, kendi rızasıyla şey olmuş?
Şey olan nikâha da razı mı?
- Şey efendim, şey edilen ademoğlu bir sabidir.
Öyle mi, bir bakalım ilmihale, ne buyurur?
Biz bakaduralım, salıverin gitsin şey edenleri.
Günahtır mahpuslarda tutmak.
Hükm-ü ilahi odur ki, bir kimesneye eziyet bütün insanlığa eziyettir!...
***

Yaşı 18’den küçük mü?
Yani daha çocuk mu?
- Evet, daha çocuk.
Ne etmiş?
-Efendim, devrimci miymiş neymiş. Bir de sosyalist mi, öyle bir şeymiş işte.
O halde büyütün yaşını, asın, ölsün!
Astılar, öldürdüler netekim!
Erdal Eren hep 17 yaşında!!!
***

Şey olmak şey etmek...
Yani kız çocuklarına evlilik vaadiyle tecavüz edenler için af kanunu çıkarmak isteyenler diyorlar ki, “sosyal realite, içtimai dram”.
Diyorlar ki, “muhalefet sosyal dramı istismar ediyor”.
Eksik söylüyorlar.
Sadece sosyal dram değil, daha ötesi bir dram.
Dinsel dram, cinsel sapıklık...
Ben var ya ben,
O sosyal realiteyi, içtimai dinsel dramı...

Ne yapsam ki?...

8 Kasım 2016 Salı

AK SARAY TÜRKİYE’YE YÖNELİK EN BÜYÜK TEHDİTTİR


AK SARAY FAŞİZMİNE KARŞI OMUZ OMUZA
NE DARBE NE DİKTA
Ülkeyi seven, demokrasi isteyen, temel hak ve özgürlükleri savunan her yurttaş ülkeye yönelik en büyük tehdide karşı bir araya gelmelidir.

Türkiye iyi yönetilmemektedir.
Ülkemizi 14 yıldır yöneten AKP iktidarı, devlet yönetiminin her kademesine yerleştirdiği FETÖ elemanlarıyla Türkiye'yi bilinçli ve planlı bir şekilde darbe ortamına sürüklemiştir.
Halkımız, Gazi Meclis'imiz ve darbeye karşı duran medyanın aldığı ortak tavır sonucunda darbe girişimi başarısız kılınmıştır.
Parlamenter rejimimiz Türkiye'nin demokrasi güçleri tarafından başarıyla korunmuştur.
Ancak AKP iktidarı 15 Temmuz'da yaşananlardan hiçbir ders almamıştır. Toplumsal uzlaşıyı dışlamış, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerine dönük saldırılarını arttırarak sürdürmüştür.
Yargı siyasetin güdümü altına alınmıştır.
Gelinen noktada Türkiye, FETÖ ile mücadele bahanesiyle ortaya konan karanlık ve otoriter Saray darbesini yaşamaktadır.
Mevcut siyasi durum halkımızın özgürlüğüne ve ülkemizin bekasına yönelik büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

"BASINA YÖNELİK HER TÜRLÜ BASKIYA SON VERİLMELİDİR"
Bu kapsamda,
1- FETÖ üyesi olmak suçlamasıyla yargılanan bir savcı tarafından başlatılan Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik hukuksuz ve akıl dışı dava bir an önce sona ermelidir.
Bu dava, hükümetin yönlendirmesi ve desteğiyle açılan siyasi bir davadır.
Siyasi iktidar yalnızca gazetecilik faaliyetleri nedeniyle Cumhuriyet'le yaşıt ve basınımızın simgesi olan Cumhuriyet Gazetesi'nden adeta öç almaktadır.
Basına yönelik her türlü baskıya son verilmelidir.
Düşünce, ifade ve haber alma özgürlüğünün kullanılmasını engelleyen tüm baskılar ortadan kaldırılmalıdır. Tutuklu gazetecilerin tamamı serbest bırakılmalıdır.

2- Darbe girişiminde yer alan, destek veren askeri, siyasi ve bürokratik tüm unsurlar en kısa sürede ortaya çıkartılmalı ve hukuk çerçevesinde yargılanmalıdır.
Öte yandan, OHAL kapsamında tutuklanan, görevden uzaklaştırılan ve ihraç edilen tüm yurttaşlarımıza adil yargılanma hakkı tanınmalıdır.
İnsan haklarına aykırı muamelede bulunan ve buna meşruiyet katan tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir.

"MİLLETVEKİLLERİNİN TUTUKLANMASI ANAYASAYA AYKIRIDIR"
3- AKP, TBMM zemininde ve seçimle gelen temsilciler ile yürütülmesi gereken çözüm sürecini, TBMM'yi hiçe sayarak doğrudan PKK ile pazarlığa girerek yürütmüştür.
Ülkemizin karşı karşıya getirildiği terör ve şiddet ortamı, parlamentoyu yok sayan bu yöntemin ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamıştır.
Aynı hatayı tekrarlayan AKP, bugün de Meclis'teki milletvekillerini tutuklatarak teröre hizmet etmektedir.
Hukuki süreçler tamamlanıp hüküm kesinleşmeden milletvekillerinin tutuklanması anayasaya ve Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarına aykırıdır. Bu hukuk dışı uygulamaya son verilmelidir.

4- Otoriter rejim; yurttaşların ifade, toplantı, örgütlenme ve girişim özgürlüklerini kısıtlamakta, tüm toplum kesimlerini yoğun bir baskı altına almaktadır.
Okullara, üniversitelere, emekçilere, kadınlara, sivil toplum kuruluşlarına, iş dünyasına ve yurttaşlarımızın can güvenliğine yönelik tehditler, saldırılar, baskılar derhal son bulmalıdır.

"SARAY VE AKP YÖNETİCİLERİ ÜLKEMİZİN BEKASINA YÖNELİK EN BÜYÜK TEHDİTTİR"
FETÖ, PKK ve IŞİD terör örgütlerine yardım ve yataklık eden Saray ve AKP yöneticileri, demokrasimize ve ülkemizin bekasına yönelik en büyük tehdittir.
Bu tehdit yurttaşlarımıza demokratik direnme hakkını da vermektedir.
Demokrasimize, birliğimize, huzur ve barış ortamına karşı yapılan bu tehdidi önlemek için yapılması gerekenler bellidir. Vatanını seven, demokrasiye inanan, temel ve hak ve özgürlükleri savunan her yurttaşımız Cumhuriyetimize yönelen bu büyük tehdidi bertaraf etmek için bir araya gelmelidir.
CHP bu yaşamsal özgürlük, demokrasi, birlik ve bağımsızlık hareketinin öncülüğünü yapmaya hazırdır.
Hiçbir yurttaşımızın kuşkusu olmasın ki CHP bu mücadelenin bütün gereklerini yerine getirecektir.
Diktatörlük kurma çabaları, çok geçmeden özgürlük, hukuk ve demokrasi sevdalısı halkımızın iradesi tarafından yenilgiye uğratılacaktır. Türkiye'yi uçuruma sürükleyenler mutlaka yargıya hesap verecektir.

Ne darbe, ne dikta, yaşasın tam demokrasi…
Güven ve umut, karanlık ve korkuyu yenecektir.
Türkiye Cumhuriyeti, daima ileriye gidecektir.
Türkiye'yi böldürmeyeceğiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacağız.
Vatansever halkımıza saygıyla duyurulur...
CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ MECLİSİ