16 Ekim 2015 Cuma

DAVUTOĞLU İLE IŞİD ARASINDAKİ DERECE FARKI

İbnü’l Sallama Hükümran Beyefendi’ye VEKÂLETEN
Ya eyyühellezine âmenû,
İslam adına işlenen cinayetlerin katliamların ardı arkası gelmiyor. İşlenen cinayet ve katliamların hazin bir özelliği de, Müslümanların birbirlerini katletmeleri.
Öyle ki, Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi 2014 yılında İstanbul’da toplanmış, 32 İslam ülkesinden temsilciler üç gün boyunca İslam coğrafyasını dolduran kan deryasını konuşmuşlardı. Toplantının ardından ortak bildiriyi açıklayan Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, her gün ortalama 900 kadar Müslümanın birbirlerini öldürdüklerini açıklamış, dikkatleri IŞİD, Boko Haram, El Kaide filan gibi örgütlere çekmişti.
Ortak bildiride de “Bütün mü’minler kardeştir” diye vurgulandıktan sonra, İslam’ın ilke olarak kin nefret ve düşmanlığı men ettiği, insanlığa huzur barış ve iki cihan saadeti sunduğu, her koşulda adalet ve barışa öncelik verdiği ifade edilmişti.
Dünya İslam Bilginleri’nin çağrısına karşın, İslam dünyasında her gün yine 900 kadar Müslüman kendi din kardeşlerince katlediliyor.
***

Ya eyyühel ihvan,
Ankara’da 106 insanımız da hunharca katledildi, onlarcası sakat bırakıldı. Hükümet her ne kadar kafaları karıştırmaya çalışsa da, katliamın Irak Şam İslam Devleti yani IŞİD adlı örgüt tarafından gerçekleştirildiği saklanamıyor.
Ne var ki, Başbakan Ahmet Davutoğlu katliamın IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini açık açık söylemekte zorlanıyor. Herhalde bilinçaltında, çok değil bir yıl önceye kadar IŞİD’i ‘terör örgütü’ olarak değil, öfke birikiminin eseri “tehdit” diye tanımlayarak bir bakıma meşrulaştırmasının çelişkisini yaşıyor. O çelişkinin yol açtığı zihinsel bulanıklıkla kendisi ile IŞİD arasına mesafe koymaya çalışıyor. Heyhat ki, mesafe koymaya çalışırken de IŞİD ile din kardeşi olduğunu bir kere daha ağzından kaçırmaktan kendini alamıyor. Davutoğlu da, İslam’ın barış dini olduğunu tekrarlıyor, IŞİD ile hakiki Müslüman tartışmasına giriyor, “DEAŞ’ın kafasındaki İslam ile bizim savunduğumuz İslam arasında 180 derece değil 360 derece fark var. Birisi dışlayıcı, birisi müsamahakâr ve demokrasi ile İslam'ı tanımlayan örnek. Biz gerçek İslam'ı temsil ediyoruz.” diyor.
Bu noktada Ahmet Bey’in geometri bilgisini tartışmaya gerek yok. Dil sürçmesi deyip geçelim. Beklenirdi ki, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara katliamının kurbanları için milli futbol maçı öncesinde yapılan saygı duruşunu tekbir sesleriyle veya ıslıklayarak protesto eden hemşerileri için de bir şeyler söylesin, bunu tasvip etmediğini vurgulasın. IŞİD ile kim daha dindar, kim hakiki Müslüman rekabetine yoğunlaştığından kınamak işine gelmedi herhalde.
İbnü’l Sallama Hükümran Beyefendi’nin görüşü odur ki, Ahmet Davutoğlu’nun IŞİD ile dindarlık veya hakiki İslam rekabetine girişmesi abestir. Kim daha dindar, kim hakiki Müslüman rekabetinin sonu yoktur, İslam coğrafyasına kan ve göz yaşından, kin ve nefretten başka bir şey getirmemiştir.
Rekabette ısrarlı olunacaksa, İbnü’l Sallama hazretleri, Kur’ân-Kerîm’in hakem kabul edilmesini, bu cümleden olarak onca layiha arasında adresi aşağıda kayıtlı “İslam Barış Dini midir?” başlıklı layihanın okunmasını tavsiye eder.
Cumanız hayırlı olsun.
Selam ve dua ile!

http://rahmi-yildirim.blogspot.com.tr/2015/01/islam-baris-dini-midir.html

1 yorum:

  1. BESLEDİKLERİ CİHATÇI CANİLER HALA ÜLKEMİZDE BELKİ DE BÜYÜK KÜÇÜK PEK ÇOK ŞEHRİMİZDE MEVCUT.KİMİ UYUYOR,KİMİ GEZİYOR,KİMİ SINIRLARIMIZDAN HER TARAFA GİDİP GELİYOR,ELBETTE Kİ VERİLEN BAZI GÖREVLERİ DE İCRA EDİYORLAR.BU CANİLERİ İŞARET EDEREK KARŞI ÇIKMAK REDDETMEK,TERÖRİST VB..TANIMLAMALARLA SUÇLAMAK, HELE DE ONLARA KARŞI OPERASYONLAR YAPMAK NASIL DÜŞÜNÜLEBİLİR.YA BELLİ BİR GÜÇ HALİNE GELEN KARĞA GÖZ DE OYAR, BİRDE KİRLİ ÇAMAŞIRLARI İFŞA EDERSE....

    YanıtlaSil