18 Temmuz 2014 Cuma

MÜCAHİT ZENGİNLERİN DUASI

Geçen 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda mütedeyyin sendikalar, toplu sözleşme, iş güvencesi, adil ücret, iş güvenliği ihsan etmesi için Allah’a Emekçi Duası etmişler; maden ocaklarında, tersanelerde, şantiyelerde iş kazalarında ölenlere mağfiret dilemişlerdi.
O günden bugüne iş kazalarında kimsenin ölmediği, ücretlerin bereketlendiği söyleniyor! Keşke çok daha önceleri akla gelseydi de Emekçi Duası edilseydi!
Emekçi dua edebilirken sermayedar da dua edebilmelidir. Sermayedar deyip hakir görmemek lazım. O da Allah kulu. O da çalışıyor, alın teri döküyor. Kazandığını cimrilik edip kendisine saklamıyor! O kadar işyeri açıyor, memleketin kalkınmasına öncülük ediyor, artan kazancıyla da Allah yolunda mücahedeye katılıyor.  
Fakat aldıkları ihalelerle milletin damına çıkan, pardon Allah yolunda mücahede için servetlerini ortaya koyan zenginler nasıl dua edecekler? Ortada bir dua metni yok. Müslüman patron sendikaları mütedeyyin işçi sendikaları gibi akıllı davranıp bir dua metni yazmamışlar. Diyanet’ten fayda yok. Müslüman zenginlerin kazançlarına zekâtlarına fetvalar düzen Hayrettin Karaman Hoca galiba çok meşgul. Her Cuma internete koyduğu ayetlerle Müslümanları irşat eden Bakaracı Egemen de gayret etmiyor. Bu fedakârlık yine günahkâr solcu bir âdemoğluna düştü. Aşağıdaki dua mücahit patronlara gelsin! Güle güle dua etsinler, Allah kazançlarını daha da artırsın!

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM,
Elhamdülillahi rabbel alemin.
Ey mülkün sahibi olan Allah’ım!
Yalnız sana inanır, yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz.
Kur’an’ı azimüşşan’da buyurduğun gibi göklerin ve yerin mülkü senindir. Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğine rızkı hesapsız bol bol verir, dilediğine kısarsın. Herkese eşit ve bol rızık verdiğinde azacaklarından, azmamaları için rızık yönünden bir kısım kullarını diğerlerine üstün tutarsın. Biz zenginlere rızkı bol bol verdiğin, bizleri fakirlerden üstün kıldığın için sana şükürler olsun Allah’ım!

Ya Rabbel Alemin,
Kur’an’ı azimüşşan’da takdir ettiğin üzre, dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir. Dünya imtihan dünyasıdır. Verdiğin nimetler, mallar, çocuklar imtihan vesilesidir, aldatıcı zevktir. Asıl hayat ahiret yurdunda, senin katındadır. Bizi zenginlikle, bizi servetimizle imtihana tabi tuttuğun için sana bin şükür olsun Allah’ım!

Ya eltafü min-külli latif!
Ey bütün lütuf sahiplerinden daha lâtif olan Allah’ım!
Zekâtımızı veriyoruz, nafile sadaka da veriyoruz. Dini mübin İslam’ın yayılması ve güçlenmesi için çalışan şahısları ve kurumları bağışlarımızla destekliyoruz. Karınlarını doyurmaları, senin yolunda cihat edebilmeleri için fakir Müslümanlara istihdam kapıları açmak, işyerleri fabrikalar kurmak, bunun için de sermayemizi biriktirmek büyütmek mecburiyetindeyiz. Bu münasebetle sermayemizi bereketli, biz zenginleri infak hükmünden muaf eyle ya rabbi!

Ya eğna min-külli ğaniy!
Ey bütün zenginlerden daha zengin olan Allah’ım!
İslam’ın fakirlik dini değil zenginlik dini olduğunu, zenginliğin günah olmadığını, yalnız sana kulluk edenleri zenginlikle mükâfatlandırdığını ispat edebilmek için sapık ümmetlerin zenginleriyle rekabet ediyoruz. Ruhsat verdiğin âlimlerin velilerin de tasdik ettikleri üzre bu rekabet cihadın parçasıdır. Bu vesileyle beş yıldızlı otellerde mabetlerde, konforlu hac ve umrelerde yaptığımız harcamaları, evladi ayalimize aldığımız köşkleri villaları eşyaları israf hükümlerinden muaf eyle ya rabbi! Bu vesileyle hamdolsun verdiğin nimete servete Allah’ım!

Ya ekremü min-külli kerim!
Ey en çok ikram eden Allah’ım,
Sana sonsuz hamdü senalar olsun!
Ülül’azm’dan  Hazreti Davud’u, Hazreti Süleyman’ı servet ve zenginlikle imtihan ettin. Hazreti İbrahim’in ovaları otlakları dolduran davarları yanında, yarım milyon sığırı vardı. Aşere-i mübeşşere’den Hazreti Osman çok zengin tüccardı. Aşere-i mübeşşere’den Zübeyr bin Avvam’ın Medine’de, Basra’da, Kufe’de, Mısır’da çok mülkleri, bin hizmetçisi vardı. Aşere-i mübeşşere’den Abdurrahman bin Avf, vefatında iki milyon altın miras bırakmıştı. Aşere-i mübeşşere’den Talha çok zengindi; şık giyinir, süslü gezerdi. İslam’ın vakarını, şerefini korumak için şık giyinmek sevaptır. Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Fahr-i Kâinat Efendimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed hadis-i şerifinde buyurmuştu ki, “Ahir zamanda müminler için zenginlik saadettir. Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır. Fakirlik küfre sebep olur.” Ashab-ı kiramın fakirleri, “Zenginler bizim gibi ibadet ettikten başka, malları ile hayırlı işler yaparak çok sevap kazanıyorlar” diyerek, agniya-yı şakirine imrenirlerdi. Biz zenginleri fakirlerden daha hayırlı ve sevapkâr kıldığın için sana şükürler olsun Allah’ım!

Ya erhamü min-külli rahim!
Ey bütün merhametlilerden daha rahîm olan Allah’ım!
İki cihan serveri Efendimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa hadis-i şerifinde buyurmuştu ki, “Fakirlik, dünyada mümine hediyedir. Fakirlerin dua ve namazları ile ümmete yardım edilir.” Bize fakirlik yerine zenginlik hediye ettiğin, fakirlerin dua ve namazları ile ümmete yardımı nasip ettiğin için sana şükürler olsun Allah’ım!

Ya ecvedü min-külli cevad!
Ey bütün cömertlerden daha cömert olan Allah’ım!
Cenab-ı Peygamber Efendimiz buyurmuştu ki, “Her kim, Vâkıa sûresini her gece bir defa okumayı âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.” Peygamber efendimizin emrine uyduk, her gece Vaıka sûresini okuduk, senin takdir ve tevfikinle servete gark olduk. Senin yolunda harcayacağımız servete kavuşmamızda, ulu'l-emr olarak bizlere bahşettiğin Recep Tayyip Bey’in de çok gayreti vardır. Senin yolunda harcaması için zekâtımızı emanet ettiğimiz Recep Tayyip Bey, mücahede arkadaşları Zafer, Muammer ve Egemen beylerle birlikte iftiraya uğramışlardır. İmanına şahitlik edeceğimiz Recep Tayyip Bey bu iftirayı boşa çıkarmak, senin yolunda daha güçlü olmak için Sultan Alparslan’ın kefenini giyip Kudüs Fatihi Selahaddin’in kılıcını kuşanıp kutlu bir yola çıkmıştır. Dualarımız kendisiyledir. Kabul eyle, ömrünü uzun iktidarını daim eyle Allah’ım!

Ya maliki yevmiddin!
Ey ceza günün sahibi!
Vakıa sûresinde buyurduğun üzre, ne mutlu hayır işlemekte önde olup amel defterleri sağdan verilecek sağcılara! Karşılıklarını almakta da önde olacaklardır. Naim cennetinde, dolgun salkımlı muz ağaçları altında, mücevheratla işlemeli tahtlar üstünde. Ellerinde ibrikler, kadehler, sürahiler, baş ağrıtmayan cennet meşrubatlarıyla etraflarında dolaşan hizmetçiler. Güngörmemiş sedefteki inciler gibi hep bakire kalacak ceylan gözlü huriler.
Servetiyle senin yolunda mücahede eden bizleri amel defteri sağdan verilecek sağcılardan eyle, naim cennetine vasıl eyle, dünya ve ahiret saadetiyle mesut eyle ya Rabbi!

Ya Kahhâr-ı Zülcelâl!
Ey bütün yaratıkların, karşısında zelil duruma düştüğü yüce izzet sahibi! Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır da şer de senin katındadır. Vakıa sûresinde buyurduğun üzre, amel defteri soldan verilecek inkârcı müşrik solcuların durumu ne acıklıdır. Onlar kaynar su ve alevler içindedirler. Üzerlerinde cehennemin kapkara dumanı olan gölge vardır. Fakat o gölgenin ne serinliği ne de hoşluğu vardır. Çünkü onlar, dünyada zevk ve ihtiraslarına düşkün kimselerdi. Zakkum ağacından yiyecekler, susamış develerin içişi gibi kaynar sudan içeceklerdir.
İşte bazı yüzlerin ağarıp, bazı yüzlerin kararacağı o ceza gününde rahmetine sığınırız, affını ümit ederiz. Varsa günahlarımızı bağışla, amel defteri soldan verilecek solcuları ve Müslüman görünüp servet düşmanı sosyalistlerle hemhal olan münafıkları helâk eyle Allah’ım!

Amin!

1 yorum:

  1. Değerli dostum..

    Maksat hasıl oldu bence.. İnan tüylerim diken diken bu minval yazılarını okumaktan. Bilirim ironi iyidir.. Zeka gerektirir. Ve senin zekana güvenim.
    Ama bu dini ironi ye ara verme zamanı gelmedi mi sence de?

    Dostlukla kal.

    Musa Çeçen

    YanıtlaSil